7 Ocak 2011

Kis tatiline ciktik- 2. gun- San Francisco


Bugun 2.gunumuz. Geziye basladigimiz ilk gun sekiz saat suren araba yolculugumuz sonunda aksam California Redding'e vardik. Iki cocukla o kadar uzun mesafe gitmek biraz deli cesareti istiyor. Bizimkiler gezmeyi cok seviyor, bir de acil durumlar icin arabamiz cocuklari oyalayacak seylerle dolu o yuzden cok zorlanmadik. Dvd player, birsuru cizgi film cd leri, bolca kitap, video oyunlari, miknatisli oyunaklar ve atistirmak icin ici yiyecek dolu bir canta. Bunlar olmadan cikmak intihar gibi birsey olur.

Ikinci gun hedefimiz San Francisco idi. Sabah erkenden kahvalti yapip yine yollara dustuk. 4 saat kadar araba surup sehre girdik. Ilk olarak San Francisco'nun meshur Golden Gate koprusunu gezdik. Biraz bilgi vermek gerekirse, sehri gezerken gormeniz gereken yerlerin basinda geliyor kopru.


Her sene milyonlarca ziyaretcisi olan Golden Gate 1927'de insa edilmis ve maaliyeti
35 milyon dolara malolmus. 8,981 feet (2.73 km) uzunlugunda, en yuksek noktasi 746 feet (233 m). Ayda 3 milyon kadar aracin ustunden gectigi kopru dunyada en cok fotograflanan koprulerden biri olarak gecmekte.


Koprude hiz siniri saatte 45 mil( 70 km civari) ama genelde sikisiklik olmuyor ve araba ile hizlica gecebiliyorsunuz. Manzarayi gormeniz icin arabanizi kopruyu goren park yerlerinden birine park etmeniz lazim. Park edip, yokus yukari tirmaniyor ve tamami ile kopruyu ve butun San Francisco'yu panoramik olarak izleyebileceginiz bir yere cikiyorsunuz. Bu ciktiginiz noktaya "Izleme noktasi" deniyor. Ciktigimizda etraf dogal olarak fotograf ceken insanlarla dolu idi. Evlenip gelinligi ile gelen bircok cift gorduk. Sis ve ruzgarli bir havasi var koprunun her daim. Karsida meshur Alcatraz!. Izleme yerinde herkesin dedigi sey ayni, "Afedersiniz bir fotografimizi cekeblir misiniz?"





Alcatraz'a gelince, bircok filmin konu aldigi etrafi kopekbaliklari dolu birsuru ganster in tutuklu oldugu meshur hapishane! Biz 2002'de Alcatraz'in icini turla gezmistik.

Alcatraz'in diger adi THE ROCK yani Kaya. San Francisco'nun 2,4 km aciginda bulunan ada onceleri Deniz Feneri olarak kullanilmis, ilerleyen senelerde onceleri askeri hapishane daha sonra federal bir hapishaneye donusturulmus. Su anda ulusal park kapsaminda. Alcatraz simdiye kadar bircok filme, kitaba, oyuna, cizfi filme, sarkilara konu olmustur. Ilk olarak 1871'de savas tutuklularinin kondugu bir hapishane olarak kulanilmis. Al Capone, Robert Franklin Stroud (the Birdman of Alcatraz), George "Machine Gun" Kelly, James "Whitey" Bulger, Bumpy Johnson, Rafael Cancel Miranda (Puerto Rican sosyalist partisi mensubu, 1954'de Capitol binasinda saldiri duzenleyen kisi), Mickey Cohen, Arthur R. "Doc" Barker and Alvin Karpis
(Alcatraz'da herkesten fazla sure kalan kisi).

Kullanimda oldugu sure zarfinda 29 yil icinde sayisiz kacma tesebbusleri olmus ama hicbiri basarili olmamis. 1934'de Al Capon'un gelisi ile Alcatraz medyanin butun ilgisini toplamis. Diger adi ile Big Al orada sadece 4,5 sene kalmis ve yakalandigi bir hastalik sebebi ile baska bir hapishaneye transfer olmus.

Golden Gate'in arkasindan Fisherman's Wharf'a gittik. Birsuru deniz mahsulu satan retaurantlar kucuk cafeler dolu idi. Balik corbalarini kucuk kaplarda tatmaniz icin restaurant onlerinde ikram ediyorlar.

Alcatraz'a ozel kocaman bir hediyelik esya dukkani var,hali ile hersey mahkum kiyafeti temali. Siyah-beyaz cizgili mutfak onlukleri, plastik kelepceler, mahkumlarin kullandigi tenekeden su bardaklari, Al Capone biblolari, Alcatraz
t-shirtleri, mahkumlarin anilarini yazan kitaplar, kartpostallar daha ve daha birsuru kucuk ani.

Fishermans Wharf'lar deniz kenarindaki hemen her sehirde oluyor. Bir sehrin karakteristigini gormek icin de guzel oluyor.





Veeeee aksami bir Turk restarurantinda bitirdik. ALATURCA Restaurant. Arsizlik, aclik, bir daha Turk restauranti bulamam korkusu ile ben once 3-4 ayri sey sectim menuden. Onden birer lahmacun soyledik, ezme, sigara boregi, yanina coban salata. Ustune ben o gunun spesiyali manti yedim. Hayatta en sevdigim sey! Yedim derken cignemeden yuttum sanki biri elimden alacak gibi. Engin iskender, Berk kebap yedi. Berk'in ayrani bakir bardakta geldi. Biz birer Efes ictik.
Ustune guzel bir turk kahvesi, sutlac ve cay. Hali ile midem cok kotu oldu bir sure nefes alamadim, sonra sancilandim ama pisman degilim yine olsa yine yerim.




Butun masalari dolu, bol talep goren bir restaurant, isin hosuma giden yani Amerikali , Cinli , Arap her ulkeden insan gordum yemek yiyen. Gurur duydum.
San Francisco, Golden Gate falan hepsi bahane varsa yoksa Turk restauranti Turk yemekleri.




Ve 2. gun bitti...

Didem

9 yorum:

Deli Anne dedi ki...

Ne kıymetlidir uzaklarda Türk restoranları değil mi? Hele ki kayda değerse.. Afiyet olsun.. ve çok özendim gezmelerinize.. ben ki çok meraklıyım değişikliğe:)

Selma Er dedi ki...

Artık bu gezi maceralarınızla bir süre idare edersiniz.O arada dinlenirsiniz.İnşallah en kısa zamanda yine böyle güzel bir geziye çıkarsınız..Yedikleriniz,içtikleriniz sizin olsun diyemeyeceğim.Hepsi çok güzelmiş.Kebapları,mantıları götürmüşsünüz.Afiyet olsun.Her zaman,herşeyin tadını çıkartmanız dileği ile..Keyfiniz bol olsun.Sevgiler.

Zeugma dedi ki...

Harika!!! Tek kelimeyle...
Gökkuşağına bayıldım..
Alcatraz'la ilgili fotolar çok ama çok ilgimi çekti.
ALATURCA Restaurant ise inanılmaz.Yedikleriniz en az Türkiye'deki kadar güzel, çok belli :) Mantıyı ben de çok severim, canımı istettin ve bugün yapmaya karar verdim :)
Ayrıca gitmek isteyenler için iyi bir rehber olmuşsun didem..Devamını bekliyorum :)
Çok teşekkürler paylaşımın için..
Size iyi tatiller...

MAVİANNE dedi ki...

Didemciğim seni okumayı çok seviyorum,
gurbet kokuyor
güzellik kokuyor
midenin rahatsızlığına değmiştir olsun, sefan olsun afiyet şeker olsun :)))
gidip görmüş oldum değişik yerleri
teşekkürler
güzel fotoğraflar
sevgilerrrrrrrr
öpücükler

hasret senfonileri dedi ki...

sevindim rahat gitmenize kazasız belasız dönmenize.. veee dönüşte posta kutusunda bulduğuna!! ses çıkmayınca "acaba" demiştim..:))
Okuduktan sonra, beğenirsen eğer..bloğuna konu edersen özellikle bir öğretmen olarak "TEV" e bağış yapıldığını da belirtirsen sevinirim sevgili Didem..
Bir de minik bir rica .. 'gülsen hoca' nın sonuna 'm' ekler misin? :)

didem dedi ki...

-Deli anne Turk restauranti bulmak bizim icin altin bulmaktan farksiz!
Rejim, spor, vucut, denge herbirsey bozuldu ama olsun.

-Halacigim valla hala gezinin etkisindeyiz. Anlata anlata bitiremiyoruz. Cok iyi geldi. En cok cocuklara yaradi.

-Zeugma mantini yaptin mi? Afiyet olsun. Ben de Pazar gunu yapicam:)
Manti deyince benim de canim cekti cok kotu. Alcatraz hakikaten ilginc. Resmen tarihi bir hadise. Hele bir de icini gorseydin. Bazi hucreler iki adim kadardi. Devam edecegim. Cok tesekkur.

didem dedi ki...

-Mavi anne cok tesekkur..Ben de senin bloguna bayiliyorum. Turk rest. yemekleri coook guzeldi. Pisman degilim yine olsa yine yerim! Ben de optum

-Gulsen hocam posta kutusunda bulduklarim beni nasil mutlu etti bilseniz... Onlar icin ayri bir yazi yazacagim ozel olarak. Hele hele bagis oldugunu da ogrendim sizi iki kat takdir ettim. Zevkle okuyacagim kitaplarinizi. Cok tesekkurler...

ezgilimelodi dedi ki...

Resimler çok güzel görünüyor.Türk restaurantlarda yemek yemek de ayrı bir zevktir sizin için...
Tadınız bozulmasın hiç...
Sevgiler...

didem dedi ki...

Ezgi cok tesekkurler. Turk restauaranti ve yemekler gercekten iyi geldi. Ozlemisiz