22 Eylül 2010

Lake Chelan gezimiz-2.gun

Chelan Golu'ndeki ikinci gunumuz... Dun gece hepimiz deliksiz uyumusuz yorgunluktan. Sabah piril piril gunesli bir gun karsiladi bizi. Kahvaltimizi Lake Chelan'in en eski yapilarindan biri olan
Campbell's oteli'nin restaurantinda yaptik. Masamizin hazirlanmasini beklerken cektigim fotolardan bazilari:






Otel tarihi bir otel, kimleri agirlamamis ki! Lake Chelan'in sembolu olmus adeta. Lobisindeki fotograflari, otelde kalan unlu kisileri, tesekkur yazilarini ve otelin acildigi tarihteki onemli belgelerden bazilarini cektim:









Washington universitesinin spor takimi Huskies'in ilk kuruldugu yillardaki goruntuleri de duvarda yer aliyordu.




Kahvaltidan sonra Engin ve cocuklar milli takimimizin basket macini seyretmek uzere otele donduler, ben de sehir merkezinde gezdim biraz. Hem fotograflar cektim hem de dukkanlara girip ciktim.







Bugunumuz daha bir aktiviteli gecti. Maclari bitince bizimkilerle bulusup gol kenarindaki Lakeshore parkina gittik. Yuzen insanlar vardi ama su pek sicak gibi gorunmedi o yuzden tesebbus etmedik. Ece parkta, Berk de babasi ile cimenlerde top oynadi.



Parkin bulundugu yerin manazarasi, daglar, cimenler, deniz ve bulutlarin rengi inanilmazdi. Tablo gibi.



Biraz daha ileride kumsalda sezlonglari ile oturan insanlar gorduk, merak edip biz de oraya gittik; kiyiya vurmus tahtalar, agac dallari ve kutuklerle dolu bir kumsal. Malzeme kutuk ve dallar olunca haliyle oradaki cocuklar kulubeler, sal benzeri seyler yapiyorlardi. Bu da Berk'in babasi ile yaptigi totem.



Lake Chelan bizim icin bir ilke imzasini atti, go cart yaptik. Yaris pistinde yaris arabalari ile "vin vin vin..!" turlama yani. Baktik kucuk cocuklar binebiliyor, Berk de kendi basina bindi. Once babasi ile sonra benimle tur atti. Cok zevkliymis, cikan seslerden sanirsiniz ki gercek yaris pistindeyiz. Kucuk capli bir kazamiz bile oldu, tam heyecan yani..!



Bu gezide bir ilke daha imza attik. Bir sarap evine gittik. "Wine tasting" dedikleri seyi yaptik. Saraplarin uretildigi hatta bahcesinde baglari gezebileceginiz, uretimini, sarap yapimi asamalarini ogrenebileceginiz, mahzenlerin gezildigi ve saraplarin tadildigi yerler oluyor. Bu gittigimizde sadece sarap tadtik. Iki cocukla bir macera olacagini biliyordum ama allahtan bahcesi olan bir yerdi. Ic kismi bar, disariyi restaurant olarak ayirmislar. Cocuklari ile gelen ailelerden dolayi bizimkileri kosusmasi fazla goze carpmadi.



Bara gecip verdikleri listeden bes adet sarap seciyorsunuz. Begendiginiz sarabi satin alabiliyorsunuz. Beyaz, pembe, kirmizi hepsini tatdik. Begendiklerimizden bir pembe bir beyaz iki sise satin aldik. Bar kismindan terasa ciktiginizda aciklik, yemyesil cimenlerin ustunde masalar, karsida gol manzarasi ile zaten birsey icmenize gerek kalmiyor. Goruntu carpiyor sizi.

Aksam bowlinge gittik. Ece'nin minik elleri ile yuvarladigi topu uzunca bir sure beklemek gerekti ama cekismeli bir mac oldu. Ece'nin dans figurleri gorulmeye degerdi. Butun gece muzige ritm tuttu. Sanirsiniz ki bowling mekanlarinin vazgecilmez karateri, devamli musteri, usta bowlingci...

Ertesi sabah kahvaltidan sonra yola ciktik. Maalesef tatil donusu oldugu icin trafik feci halde tikali idi. Her guzelligin bir bedeli var. Yolda taze meyve sebze satan yerlerden birinde durduk. Koca koca domatesler, sogan, salatalik, bal, lokum benzeri bir tatli ve bolca meyve aldik. Soyle hormonsuz, taze taze, kesince suyu cikan sebze meyve gibisi var mi? Bizim sevgili Beste (Bestenin blogu) gibi bahcemiz yok ki ekelim taze taze yiyelim.






Arkamdaki agaclarin ustu meyve dolu idi...



Boylece iki gunluk tatilimiz bitti...

Didem

10 yorum:

zeliha (umutsepeti) dedi ki...

Canım ne güzel bir gezinti olmuş..Resimler şahane..Mavinin tonları yeşillikler muhteşem senin de söylediğin gibi..Ece de çok cici maşallah..Allah hayırlı ömürler versin..sağlıcakla,mutlu günler..

didem dedi ki...

Sevgili Zeliha hakikaten renk cumbusu gorulmeye degerdi. Guzel sozlerine cok tesekkur.

Cigdem dedi ki...

harika bir gezi olmuş.okurken bile orayı geziyormuşum gibi heyecanlandım :)) fotolar zaten hep harika.

didem dedi ki...

Cigdem'cim burayi sizede tavsiye ediyorum mutlaka gidin...Tr maceralarini dinlemek icin sabirsizlaniyorum:)Hosgeldin!

Selma Er dedi ki...

belli ki çok güzel bir gezi olmuş..fotoları da tam benim tarzımda çekiyorsun..bu aralar sık sık yazılara bakamıyorum..sevgiler..öptüm hepinizi..

didem dedi ki...

Halacim fotolardan kimin yegeni oldugum anlasiliyor herhalde!
Cok guzel bir geziydi oraya yeniden gitmek istiyorum.optum

seval dedi ki...

Burayi ben de cok gormek istiyorum, sen de super ozetlemissin yine :) buralari gezeriz artik.

didem dedi ki...

Seval'cim burasi cok yakin, guzelligi orada. Istedigin zaman atla arabaya kac git. Mutlaka gidin derim.

Zeugma dedi ki...

Sizin gibi güzel bir aile eşliğinde bilinmeyen bir ülkeyi ilginç yönleriyle ve şahane görsellerle tanımak çok keyifli..
Çok teşekkürler sevgili Didem..

didem dedi ki...

Zeugma cok tesekkur, ne guzel seyler yazmissin. Ben boyle yorum alirim da daha da guzel yerler yazmaz miyim!Sagol